TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - CEBERTÎ, Abdurrahman b. Hasan ::.

cilt: 07; sayfa: 191
[CEBERTÎ, Abdurrahman b. Hasan - Mehmet Maksudoğlu]


Cebertî’nin kaynaklarda zikredilen Muhtasaru Tezkireti’ş-Şeyh Dâvûd el-Antâkî, Nakdün li-Kitâbi Elf leyle ve leyle ve Düstûru takvîmi’l-kevâkibi’s-sebǾa adlı üç eseri daha vardır (bk. Kehhâle, V, 133).

BİBLİYOGRAFYA:

Cebertî, ǾAcâǿibü’l-âsâr, Beyrut, ts. (Dârü’l-Fâris), I-III; a.mlf., Târîh-i Mısır (trc. Mustafa Behçet), İstanbul 1282; Brockelmann, GAL Suppl., II, 730-731; Osmanlı Müellifleri, I, 377; Serkîs, MuǾcem, I, 675-676; Muhammed Abdullah İnân, Müǿerrihû Mısri’l-İslâmiyye ve mesâdirü’t-târîhi’l-Mısrî, Kahire 1388/1969, s. 177-189; Süleyman Ahmed es-Saîd, Teǿsîl mâ verede fî târîhi’l-Cebertî mine’d-dahîl, Kahire 1979, tür.yer.; Leylâ Abdüllatîf Ahmed, Dirâsât fî târîh ve müǿerrihî Mısr ve’ş-Şâm ebâni’l-asri’l-Osmânî, Kahire 1980, s. 190-214; Halil Mardem Bey, AǾyânü’l-karni’s-sâlis Ǿaşer, Beyrut 1981, s. 144; Abdülfettâh ed-Dîdî, YenâbîǾu’l-fikri’l-Mısriyyi’l-muǾâsır, Kahire 1982, s. 9-15; Ali Berekât, Rüǿyetü’l-Cebertî li-ezmeti’l-hayâti’l-fikriyye, Kahire 1987; Muhammed Enîs, “el-Cebertî beyne Mazhari’t-takdîs ve ǾAcâǿibi’l-âsâr”, Mecelletü Külliyyeti’l-âdâb, XVIII/1, Kahire 1956, s. 59-70; David Ayalon, “The Historian al-Jabartı and his Background”, BSOAS, XXIII (1960), s. 217-249; a.mlf., “Djabartı”, EI² (İng.), II, 355-357; P. M. Holt, “AlJabartı’s Introduction to the History of Ottoman Egypt”, BSOAS, XXV (1962), s. 38-51; S. Moreh, “Reputed Autographs of ‘Abd al-Rahman al-Jabartı and Related Problems”, a.e., XXVIII (1965), s. 524-540; Ismail K. Poonawala, “The Evolution of al-Ğabartı’s Historical Thinking as Reflected in the Muzhir and the Acaāǿib”, Arabica, V, Leiden 1968, s. 270-288; D. B. Macdonald, “Cebertî”, İA, III, 39-40; Ahmed Abdürrahîm Mustafa, “ǾAcâǿibü’l-âsâr fi’t-terâcim ve’l-ahbâr li-Abdirrahmân el-Cebertî”, Tİ, IV, 553-563.

Mehmet Maksudoğlu  


CEBERTÎ, Hasan b. İbrâhim

حسن بن إبراهيم الجبرتي

Bedrüddîn Hasen b. İbrâhîm b. Hasen el-Akılî el-Cebertî ez-Zeylaî (ö. 1188/1774)

Ünlü Mısır müftüsü ve ilim adamı.

1110’da (1698-99) Kahire’de doğdu ve burada yetişti. Habeşistan’ın Cebert bölgesine mensup bir ulemâ ailesindendir. Bir aylıkken babasını kaybeden Cebertî, annesi Abdülvehhâb Efendi ed-Delcî’nin kızı Süteyte’nin yanında büyüdü. Daha sonra dedeleri gibi Ezher’de bu aileye ait bulunan Cebertî revakına yerleşerek tahsiline devam etti. On üç yaşında tanıştığı Hanefî fukahasından Şeyh Şürünbülâlî’nin oğlu Hasan b. Hasan eş-Şürünbülâlî’nin derslerine katılarak icâzet aldı (1123/1711). Hocasının ölümünden sonra Seyyid Ali ed-Darîr es-Sîvâsî ile Muhammed b. Abdülazîz ez-Ziyâdî’den fıkıh, Sabbâğ lakabıyla bilinen Ahmed b. Mustafa el-İskenderî’den akaid, tefsir, hadis, Îd en-Nemresî’den cebir, geometri, matematik, Ahmed el-İmâdî’den hadis, Hasan b. Ali el-Medâbigı’den de edebiyat okudu. Böylece Ezher ve Sinâniyye medreselerinde dinî ve aklî ilimler tahsil eden Cebertî büyük bir gayret göstererek akranları arasında temayüz etti.

1144 (1731) yılından itibaren özellikle ilgi duyduğu matematik, cebir, geometri, mantık ve coğrafya alanlarında bilgisini artırmak amacıyla Muhammed en-Necâhî ve Hüsâmeddin el-Hindî gibi âlimlerden ders aldı. Sudan’ın ilmü’l-hurûf alanında yetişmiş ünlü âlimi Muhammed el-Füllânî el-Kişnâvî ile beraber kalarak onun ölümüne kadar kendisinden istifade etti. Hacca gittiğinde Mekke ve Medine’de oturan âlimlerden Ahmed b. Muhammed en-Nahlî, Abdullah b. Sâlim el-Basrî, Ebü’l-Hasan es-Sindî ve Muhammed Hayât es-Sindî ile görüşerek onlardan icâzet aldı. Cemâleddin Yûsuf el-Kilârcî, Ramazan el-Hânkî es-Seftî, Ezher hocalarından Ahmed el-Cevherî, dayısının oğlu Ahmed ed-Delcî, Ahmed er-Râşidî, İbrâhim Halebî, Süleyman b. Ahmed el-Fiştâlî el-Fâsî Cebertî’nin karşılıklı bilgi alışverişinde bulunduğu âlimlerden sadece birkaçıdır. Kendisine özel bir değer veren Kutub Abdülhâlik b. Vefâ başına Vefâiyye tacını giydirmiş ve ona “Ebü’t-Tedânî” künyesini vermiştir. Hat sanatıyla da meşgul olan Cebertî Abdullah Efendi el-Enîs ile Hasan Efendi ez-Ziyâî’den sülüs ve nesih, Hintli nakkaş Ahmed Efendi’den de ta‘lik meşketti ve icâzet aldı; ayrıca divanî de öğrenen Cebertî çok iyi Türkçe ve Farsça biliyordu.

Yetiştirdiği çok sayıdaki öğrencilerinin en ünlüleri oğlu Abdurrahman el-Cebertî, Muhammed b. İsmâil en-Neferâvî, Abdurrahman el-Arîşî, Muhammed b. Ali es-Sabbân ve Muhammed el-Emîr’dir. Bunlardan başka Ali b. Ahmed el-Adevî, İbrâhim ez-Zemzemî, Ahmed b. Ahmed es-Sücâî, Hasan el-Cedâvî, Ahmed b. Yûnus el-Huleyfî, Muhammed b. Ahmed el-Cevherî, Sâlim el-Kayrevânî ve Cezayir müftüsü Muhammed Efendi gibi Anadolu, Dağıstan, Şam, Hicaz ve Kuzey Afrika’dan gelen birçok tanınmış bilgin de onun öğrencisi olmuştur. Oğlu Abdurrahman’ın bildirdiğine göre Avrupa ülkelerinden gelen bazı öğrenciler de kendisinden geometri dersi almışlardır.

Son günlerinde hastalığı sebebiyle sokağa çıkamadığından yarım yüzyıldan beri Ezher’de okuttuğu derslerini evinde vermeye devam eden Cebertî, 1188 yılı Safer ayı başlarında (Nisan 1774) vefat etti; Ezher’de kılınan cenaze namazından sonra Türbetüssahrâ’da Hatîb eş-Şirbînî ve Şemseddin el-Bâbilî’nin mezarları civarında seleflerinin yanına defnedildi.

Orta boylu, beyaz tenli, iri gözlü, gür sakallı ve heybetli bir kimse olan Cebertî ziyaretçilerini bizzat karşılar, onlara kendisi hizmet ederdi. Zengin bir kadın



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir