TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - BAŞMUHASEBE KALEMİ ::.

cilt: 05; sayfa: 135
[BAŞMUHASEBE KALEMİ - Feridun Emecen]


BİBLİYOGRAFYA:

BA, MAD, nr. 559, s. 8-9; nr. 9917, s. 60; BA, KK, nr. 1764, s. 121; nr. 1902, s. 84; nr. 6593, vr. 242b; TSMA, D. 3208; Selânikî, Târih (İpşirli), s. 666, 719, 728, 764, 813; Topçular Kâtibi Abdülkadir Efendi, Târih (haz. Ziya Yılmazer, doktora tezi, 1990), İÜ Ed.Fak., Genel Kitaplık, nr. TE 80, s. 92-93; Mustafa Nuri Paşa, Netâyicü’l-Vukuât, İstanbul 1327, IV, 118-119; Abdurrahman Vefik, Tekâlif Kavâidi, İstanbul 1328, I, 184-187, 292-293; Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye, s. 346-347, 354-355, 371; Ahmet Tabakoğlu, Gerileme Dönemine Girerken Osmanlı Mâliyesi, İstanbul 1985, s. 44, 83-89, 111-113, 180; a.mlf., “XVII ve XVIII. Yüzyıl Osmanlı Bütçeleri”, Ord.Prof. Ömer Lûtfi Barkan’a Armağan (İFM, özel sayısı, XLI/1-4, 1985, s. 405); Sertoğlu, Tarih Lügatı, s. 37; Necati Aktaş - İsmet Binark, el-Arşîfü’l-Osmânî, Amman 1986, s. 22; Yavuz Cezar, Osmanlı Maliyesinde Bunalım ve Değişim Dönemi, İstanbul 1986, s. 93-94, 123, 159; Ömer Lutfi Barkan, “H. 933-934 (M. 1527-1528) Mali Yılına Ait Bir Bütçe Örneği”, İFM, XV/1-4 (1955), s. 324; a.mlf., “Osmanlı İmparatorluğu Bütçelerine Dair Notlar”, a.e., XVII/1-4 (1960), s. 199-204; a.mlf., “İstanbul Saraylarına ait Muhasebe Defterleri”, TTK Belgeler, IX/13 (1979), s. 307, 351; “Fatih’in Teşkilât Kanunnâmesi” (nşr. Abdülkadir Özcan), TD, XXXIII (1982), s. 38, 44; Pakalın, I, 168; II, 568-569.

Feridun Emecen  


BAŞMUKATAA KALEMİ

Osmanlılar’da defterdarlığa bağlı kalemlerden biri.

Mukataa-i Evvel Kalemi de denilen bu büro muhtemelen XVI. yüzyılın ortalarında kurulmuştur. Bundan önce mukataa*larla ilgili kayıtları tutan ve Hazîne-i Âmire kâtipleri arasında yer alan bir mukataacının varlığı bilinmektedir. Fâtih’in teşkilât kanunnâmesinde mukataacı tabiri geçmekte olup hazine kâtibi ve muhasebeci ile bir arada zikredilmiştir. 1503 tarihli kayıtlara göre merkezde hazine kâtipleri arasında görevleri açık olarak belirtilmemiş olan üç mukataacı bulunuyordu. 1527-1528 tarihli bütçedeki kâtipler listesinde ise, Rumeli, Anadolu ve Arap vilâyeti mukataacılarının isimleri kaydedilmişti. 1561-1562 tarihli bir listede, Hazîne-i Âmire kâtipleri içinde mukataa-i evvel unvanlı bir görevliye rastlanması bu büronun hazineye bağlı olarak kurulduğunu düşündürmektedir. Ayrıca Selânikî’nin Târih’inde de başmukataacı tabiri 1585 yılındaki bir tayin münasebetiyle geçmektedir (s. 156). Bunun bir kalem olarak teşkilâtının tamamlanması ve görevlerinin belirlenmesi ise XVII. yüzyılda gerçekleşmiş olmalıdır.

Başmukataa Kalemi özellikle Rumeli’deki Filibe pirinç sahaları, Kratova maden mukataaları ile Vidin, Niğbolu, Kili, Varna, İbrâil, İsakça, Tulça, Maçin, Ahyolu mukataaları gibi Tuna nehri kıyısındaki bütün iskele ve tuzlaların mukataa hesaplarını denetler, bu mukataalar hakkında çıkan emir ve nizamların kayıtlarını tutar ve muhafaza eder, bu arada bazı vazife, has* ve sâlyâne* tahsislerine de bakardı. Rumeli’ye ait eminler ve diğer görevlilerin beratları, hüküm ve tezkireleri bu dairedeki kâtipler tarafından yazılırdı. Bunlar daha sonra defterdara takdim edilip mühürlenir, kubbe vezirlerinin tetkikinden sonra tuğralanırdı. Ayrıca mukataaları iltizam*a alanların tatbik mühürleri de bu kalemde bulunurdu. Bundan başka, üçüncü defterdarlığa bağlı bir Mukataa-i Evvel Kalemi vardı ki bu da İstanbul, Edirne, Selânik, Mora ve civarındaki mukataalara bakardı.

1686-1687 yılı bütçelerine göre Başmukataa Kalemi’nin en önemli gelirlerini Rusçuk Voyvodalığı, Ahyolu tuzlası ve Varna mukataaları teşkil etmekteydi. Bu tarihten sonra da en önemli gelir kaynakları Rumeli’de toplanmıştı. Bundan dolayı savaşlardan sonraki toprak kayıpları ve birçok mukataanın işgal bölgelerinde kalışı, gelir kaynaklarını azalttı, kalemin fonksiyonu da önemini kaybetti. Kaleme ait 1690-1691’de yirmi iki, 1698-1699 ve 1701-1702’de yirmi altı, 1734-1735’te otuz dört, 1748’de yirmi yedi gelir kaynağı vardı. Bunlar arasında, Filibe, Vidin nezâretleri, Astâr-ı Eflak hasları, Kili-İsakça mukataaları, İbrâil, İsmâil, Üsküp nezâretleri başta geliyordu. Gelir kaynak türünde 1690-1735 döneminde artma olmakla birlikte gelir rakamlarında sürekli azalma olmuştur. Nitekim başmukataanın 1690’da toplam geliri bütçede 30 milyonu geçmişken bu rakam 1748’de 16 milyon dolayına inmiştir. Gider olarak ise bu büronun önemsiz harcamalarda bulunduğu ve diğer bürolara göre bütçede çok alt sıralarda yer aldığı anlaşılmaktadır. Maliye Nezâreti’nin kurulması sırasında (1838) görevlerinin, mukataa işleriyle meşgul olan haslar, İstanbul ve mâlikâne* kalemleriyle birlikte yeniden teşkil edilen Mukataat Muhasebesi’ne devri üzerine bu kalem lağvedilmiştir. Bugün Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde Kepeci Tasnifi (KK) yanında Bâb-ı Defterî, D. BMK kodu altında bu kaleme ait defter ve evrak serileri bulunmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:

BA, MAD, nr. 559, s. 8-9; BA, KK, nr. 1764, s. 121; nr. 6593, vr. 242b; BA, Bâb-ı Defterî, D. BMK, nr. 22.457, 22.461, 22.465, 22.866; Selânikî, Târih (İpşirli), s. 156; Topçular Kâtibi Abdülkadir Efendi, Târih (haz. Ziya Yılmazer, doktora tezi, 1990), İÜ Ed.Fak., Genel Kitaplık, nr. TE 80, s. 92-93; Abdurrahman Vefik, Tekâlif Kavâidi, İstanbul 1328, I, 187-188; Uzunçarşılı, Merkez-Bahriye, s. 341-343, 352; Ahmet Tabakoğlu, Gerileme Dönemine Girerken Osmanlı Mâliyesi, İstanbul 1985, s. 92-94, 105, 113, 168-169; Sertoğlu, Tarih Lügatı, s. 37; Necati Aktaş - İsmet Binark, el-Arşîfü’l-Osmânî, Amman 1986, s. 16; Ömer Lutfi Barkan, “H. 933-934 (M. 1527-1528) Mali Yılına Ait Bir Bütçe Örneği”, İFM, XV/1-4 (1955), s. 324; a.mlf., “Osmanlı İmparatorluğu Bütçelerine Dair Notlar”, a.e., XVII/1-4 (1960), s. 206-207; a.mlf., “İstanbul Saraylarına Ait Muhasebe Defterleri”, TTK Belgeler, IX/13 (1979), s. 351-352; “Fatih’in Teşkilât Kanunnâmesi” (nşr. Abdülkadir Özcan), TD, XXIII (1982), s. 38; Pakalın, I, 169.

Feridun Emecen  


BAŞRÛZNÂMÇECİ

(bk. RÛZNÂMÇE)  


BAŞTİNA

Osmanlılar’da genellikle Balkanlar’daki gayri müslim halkın elinde bulunan büyük çiftliklere verilen ad.

Slavca asıllı olup “miras” anlamına gelen baştina kelimesi, Osmanlı fethi öncesi Bosna’da kralın önemli bir hizmet karşılığı bir şahsa dâimî ve mutlak mülk olarak verdiği arazi parçaları için kullanılmaktaydı. Muhtemelen Bizans döneminde de bu tür arazi parçaları aynı adla mevcuttu. Nitekim sadece Balkanlar’da değil aynı zamanda Fâtih Sultan Mehmed tarafından fethedilen Trabzon ve civarındaki gayri müslim halkın elindeki çiftlikler de tahrir defterlerinde baştina tabiriyle anılmıştı. Bosna’daki bu araziler, mutlak mülk statüsünde olduğundan sahibi tarafından satılabilir, terk veya ferâğ olunabilirdi. Ayrıca bu topraklara sahip olanlar bütün angarya ve vergilerden muaftılar. Böyle bir toprağı ele geçirmek, aynı zamanda asalet unvanına sahip olmayı da gerektirmekteydi. Bütün bu özellikleri dolayısıyla baştina Osmanlı arazi hukukuna aykırı veya yabancı bir kavram değildi ve bir bakıma padişah temlik*lerine benzemekteydi. Bosna fethedildiğinde burada önemli miktarlara ulaşan baştinalar timar* sistemi içine alınarak sahiplerinin ellerinde



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir