TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - AHMED (II) ::.

cilt: 02; sayfa: 34
[AHMED (II) - Mücteba İlgürel]


üzerine serdar tayin edildi ve derhal orduyla yola çıktı. Asker Sava nehrinden Zemun sahrasına geçirilerek Varadin üzerine sevkedildi. 19 Eylül 1694’ten itibaren Varadin muhasarası başladı ve şehir topa tutuldu; Tuna’daki ince donanma da düşman donanmasını kale altına sığınmaya mecbur etti. Ancak kalenin takviye alması ve şiddetli yağmurların başlaması, askeri ileri harekâttan alıkoydu. Diğer taraftan Avusturya ve Macar kuvvetlerine yeniden yardım gönderildiği ve Macar beylerinin imparatorun emriyle asker topladıkları haberlerinin gelmesi üzerine ordu, yirmi üç günlük muhasaradan sonra Belgrad’a çekilmek zorunda kaldı. Avusturya seferinin bu şekilde sonuçlanmasından beş ay kadar sonra, 1695 ilkbaharında önemli bir kuvvetle Lehistan’a giren Şehbaz Giray, Lemberg taraflarına akınlar düzenleyerek kralın ordusunu mağlûp etti; birçok ganimet ve esirle geri döndü.

Bu seferler dolayısıyla askere olan ihtiyaç çoğaldığından, Girit dışındaki bazı adaların muhafız kuvvetleri azaltılmış, bu arada Sakız’ın korunması da yalnız kalyon leventlerine bırakılmıştı. Bunu fırsat bilen Malta ve papalık gemileri Sakız’a asker çıkararak adayı işgal ettiler (21 Eylül 1695). Bu duruma çok üzülen II. Ahmed, adanın kurtarılması için derhal hazırlıklara başlanmasını emrettiyse de kısa bir süre sonra, 6 Şubat 1695’te elli iki yaşında iken istiskadan (ödem) Edirne’de vefat etti. Naaşı İstanbul’a getirilerek Kanûnî Süleyman’ın türbesine defnedildi.

Hassas ve hiddetli bir mizaca sahip olan II. Ahmed şiir ve mûsikiye meraklı, aynı zamanda hattat bir padişahtı. Çevresindekilerin telkinlerine çabuk kapılır, ancak devlet işlerinde reâyânın haklarını daima ön planda tutardı. Saltanatı sırasında birtakım idarî düzenlemeler gerçekleştirilmiş, özellikle Dîvân-ı Hümâyun’un işlerinin artması üzerine, eskiden olduğu gibi divan toplantıları Sultan Süleyman kanunnâmesine uygun olarak haftada iki günden dört güne çıkarılmıştır. Kendisi de divan müzakerelerinde bizzat bulunmayı âdet haline getirmiş ve hastalığı sırasında bile bu âdeti terketmemiştir (Özcan, s. 687-688; Râşid, II, 288). Saltanatı sırasında reâyâyı korumak ve Ûhazinenin kayıplarını önlemek maksadıyla önce Şam, Halep, Diyarbekir, Mardin, Adana, Malatya, Antep ve Tokat’ta başlamak, daha sonra Anadolu ve Rumeli eyaletlerinin tamamını içine almak üzere mîrî mukataa*ların iltizamında mâlikâne* usulü ihdas edilmiş, ancak, bu usulle halk sık sık değişen mültezimlerin keyfî davranışlarından önceleri korunmuşsa da bu uygulama, daha sonra devletin başına büyük dertler açan âyânlığın ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

II. Ahmed’in kısa saltanatı zamanına tesadüf eden Cibali, Ayazma Kapısı ve Bedesten yangınları İstanbul’un büyük bir kısmının tamamen yanmasına sebep olmuştur.

BİBLİYOGRAFYA:

Râşid, Târih, II, 162, 237-238, 255-256, 268-269, 270-274, 288; Mustafa Nûri Paşa, Netâyicü’l-vukūât, İstanbul 1327, III, 8-11; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, III/2, s. 591; Abdülkadir Özcan, Defterdar Sarı Mehmed Paşa-Zübde-i Vekāyiât, Tahlil ve Metin (doktora tezi, 1979), İÜ Ed. Fak., Tarih Semineri Kitaplığı, nr. 3276, s. 555-558, 579-580, 591-592, 637, 665-669, 670-674, 679-680, 687-688, 693; a.mlf., “Defterdar Sarı Mehmed Paşa’nın Mâlî Bazı Görüş ve Faaliyetleri”, GDAAD, sy. 10-11 (1983), s. 239-248; Mehmet Genç, “Osmanlı Mâliyesinde Mâlikâne Sistemi”, Türkiye İktisat Tarihi Semineri Metinler/Tartışmalar, Ankara 1975, s. 231-258; M. Cavid Baysun, “Ahmed II”, İA, I, 164-165; R. Ekrem Koçu, “Ali Paşa”, İA, I, 342-343; B. Kütükoğlu, “Varadin”, İA, XIII, 203-206; R. Mantran, “Ahmad II”, EI² (İng.), I, 268.

Mücteba İlgürel  


AHMED (III)

أحمد

(ö. 1149/1736)

Osmanlı padişahı (1703-1730).

IV. Mehmed’in oğlu ve II. Mustafa’nın kardeşi olup annesi Râbia Emetullah Gülnûş Sultan’dır. 22 Ramazan 1084 (31 Aralık 1673) Pazar günü dünyaya geldi. İlk hocası Şeyh-i Sultânî Mehmed Efendi’dir. Daha sonra Seyyid Feyzullah Efendi’nin talebesi oldu. On dört yaşında iken, II. Süleyman’ın tahta çıkarılması üzerine, babası IV. Mehmed ve ağabeyi Mustafa ile birlikte Topkapı Sarayı’ndaki Çimşirlik (Şimşirlik) dairesine kapatıldı. Daha sonra Edirne’ye nakledilerek amcaları II. Süleyman, II. Ahmed ve ağabeyi II. Mustafa’nın padişahlıkları süresince burada kaldı. Nihayet 1703 Edirne Vak‘ası sırasında, II. Mustafa’yı tahttan indirmek için Edirne’ye yürüyen cebecilerin kendi aralarında müftü tayin ettikleri Mehmed Efendi’nin ısrarı ile, 17 Ağustos 1703 günü âsiler tarafından tahta çıkarılmasına karar verildi ve bir gün sonra Çorlu’da adına hutbe okundu. 22 Ağustos’ta, âsilerin sadrazam tayin ettikleri Kavanoz Ahmed Paşa tarafından Edirne Sarayı’ndan alındı ve ertesi gün kendisine biat merasimi yapıldı. Böylece fiilen tahta geçen III. Ahmed, ilk iş olarak, eski padişah II. Mustafa ve çocuklarının Edirne Sarayı’na kapatılmasına dair hattı çıkarttı ve Dârüssaâde ağası Nezir Ağa’yı azletti. Bu arada, Kavanoz Ahmed Paşa’nın sadrazamlığı ile İmam Mehmed Efendi’nin şeyhülislâmlığını resmen tasdik etti ve



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir